BEŞTEPE’DE KAOS AKTEPE’DE UMUT

109

Cumartesi günü Eryaman Stadı’nda son yılların en kötü Gençlerbirliğini seyrettim. Ne bir futbol kimliği ve karakteri, ne bir hırs, ne de bir heyecan görememiştim. Stadı terk ederken içimden, “Rahmetli İlhan Cavcav olsaydı, bu futbol için ne derdi? ” diye kendi kendime sormadan edemedim.. Antrenör değişiminin takıma en ufak bir yansıması olmaz mı ? Bu kadar ruhsuz bir futbol olur mu ? Mert Nobre’den görevi devralan Mustafa Kaplan’ın bu kez takımın başına gelmesi camiada çok tartışıldı. Fenerbahçe’nin 5-1 gibi farklı bir skorla maçı kazandığına bakıp, sahada çok iyi bir Sarı Lacivertli ekip var sanmayın. Gençlerbirliği gerçekten son yılların en kötü futbolunu oynadı. O takımı o gün kim olsa yenerdi. Bırakın TFF 1.Lig takımlarını bir 2.Lig takımı bile o gün ki Gençlerbirliği’ni mağlup ederdi. Dolayısıyla Mustafa Kaplan ve Gençlerbirliği’ni önümüzdeki günlerde çok zor günler bekliyor.

Pazar günü Keçiören Aktepe Stadı’nın yolunu tutarken hâlâ aklımda Gençlerbirliği’nin oynadığı kötü futbol vardı. Bu sezon futbol adına beni en çok umutlandıran heyecanlandıran takım Ankara Keçiörengücü… Genç teknik adam İlker Püren ve ekibi göze hoş gelen, keyif veren bir futbol oynatıyor. Takım, ekip olma adına her geçen hafta Mor Menekşeler yol katediyor.

Akhisarspor maçının puan cetveline baktığımda çok kolay bir maç olmayacağını düşünüyordum. Zira son yıllarda Akhisarspor’da futbolda ciddi atılım yapan bir takım. Dolayısıyla keyifli bir maç bizi bekliyordu. Arda Kardeşler’in düdüğü ile birlikte adeta Başkent ekibi, rakibini kendi yarı alanına hapsetti. İlk 15 dakikada rakibine top göstermedi. Kanatlardan geliştirilen hucum organizasyonları, isabetli pas trafiği, gol girişimleri Ankara Keçiörengücü’nün maça damgasını vuracağının işaretti veriyordu.

Maçının 18.dakikasında Göksu Mutlu’nun kalecisine gönderdiği geri pasını Milan Lukac, kontol edip, Arb Manaj çalımlamak isteyip kaptırınca, Kosovalı golcüye de topu boş kaleye göndermek kalıyordu… Bu golle birlikte İlker Püren ve futbolcuları adeta şiir gibi bir futbol resitali sunuyorlardı. Savunmanın iki deneyimli ismi Abdülkadir Korkut ve Soner Gönül, kanatlarda genç Alper Barış Yılmaz, tecrübeli Cem Ekinci ile gelişen ataklar rakibi çok zorluyordu. Süleyman Olgun’un yokluğunda maestro görevini üstlenen Uğur Utlu, orta sahada İrfan Akgün, Burak Aydın’la olgunlaştırdıkları gol organizasyonları ile , sanki farklı bir galibiyetin sinyalini veriyordu. 23.dakikada Barış Alper Yılmaz’ın soldan ceza sahası dışından sert şutu az farklı auta gidiyordu. Bu kez 28.dakikada Soner Gönül’ün soldan ceza sahasına girip sert vuruşunu kaleci güçlükle çıkarıyordu. Beklenen gol 32.dakikada filelerle buluşuyordu. Soner Gönül’ün soldan ortasını Arb Manaj kafa ile ağlara bırakıp skoru 2-0 yapıyordu. Bu gol konuk ekibin direnjini kırıyordu. 38.dakikada Cem Ekinci , kaleci ile karşı karşıya kaldığı bir pozisyonu değerlendiremiyordu. Bu kez 43.dakikada Cem Ekinci’nin pasını ceza sahası dışından Barış Alper Yılmaz sert bir şutla kaleye gönderiyor. Kaleci topu güçlükle kornere çeliyordu. Evsahibi ekibin atakları bitmek bilmiyordu. İlk yarının uzatma dakikalarında Cem Ekinci’nin ceza sahası dışından sert şutu ağlarla buluştuğunda Keçiörengücü 3-0 önde soyunma odasının yolunu tutuyordu. Oynanan futbol, atılan gollere öyle dalmışım ki, telefonumun çaldığını duymamıştım. Arayan İstanbul’dan Elif’di. A Spor’da yayınlanan Ümit Aktan ağbinin sunduğu “Haydi Maça ” programına 3.kez bağlanıyorduk. Türk spor basının duayen spikerlerinden, Ümit Aktan ağbi, “Sevgili Ali, Ankara’da goller devam ediyor. Golü anlatır mısın ? ” diyordu. Ben de, “Gollerin 2.yarıda da devam edeceğini, ilk yarıda güzel bir futbol ve 3 gol izlediğimizi”aktarıyordum. Yanılmamıştık….

Keçiörengücü, oyun disiplinin kopmadan güzel futbolunu ikinci yarıda da sürdürdü.  Çok iyi sinyaller aldığım genç yetenek Barış Alper Yılmaz , Cem Ekinci ve Joseph Dodoo ile bulduğu 3 golle Keçiörengücü sahadan 6-0 galip ayrıldı. İlker Püren ve öğrencileri, savunmasıyla, orta sahası ile ve de hucum hattı ile organize bir takım görüntüsü çiziyor. Her geçen hafta üzerine koya koya ilerleyen bir takım var. Takım oyunu oynuyor. Göze hoş gelen bir futbol sergiliyor. İlerleyen haftalarda bu futbol resitalinin daha da çok ete kemiğe bürüneceğine inanıyorum. Aktepe’de Ankara ve Türk futbolu adına umutlanıyorum. Beştepe’de yaşanan kaostan da kaygı duyuyorum.

Yoruma Kapalı.