AMAN DİKKAT

73

Sezonun ilk maçından Antalya deplasmanından mağlubiyetle dönülmüş…Haftaya moral bozukluğu ile başlanmış…Bir günlük iznin ardından İttifak Holding Konyaspor maçının hazırlıklarının startı verilmişti.Bu arada Kırmızı Siyahlı camianın Cumartesi günü oynanacak maçta ortaya konulacak futbol ve sonuç merakı…Ardından haftanın ilk günün ardından Beştepe’de peş peşe patlayan, “Neler oluyor ? “denilen krizler…
BİR HAFTADA NELER OLDU
Önce büyük umutlarla Almanya ‘dan getirilip, Gençlik Gelişim Koordinatörü görevi verilen Taşkın Aksoy krizi patlıyor.Sezon başı Mert Nobre’nin ekibine dahil olan Aksoy’la yolların ayrılma haberi gündeme bomba gibi düşüyordu. Taşkın Aksoy, ayrılıkla ilgili yenilir, yutulur şeyler söylemiyordu. Bu krizin üzerinden bir gün bile geçmemişti ki, bu kez de Başkan Vekili Arif Ölmez’in Yönetim Kurulu kararıyla görevden alınıp, bu vazife Mehmet Emin Gür’e veriliyordu. Nedeni, niçini konusunda fazla bir açıklama yapılmıyordu. İttifak Holding Konyaspor maçı için takım hazırlıklarının yapmış, kampa girip maç saatini beklemeYe başlamıştı.
BEŞTEPE’DE HAREKETLİ SAATLER
Bu sırada Beştepe’de akşam saatlarinde bir hareketlenme gözleniyordu. Sonunda işin kerametini öğrenilecekti…Uzun zamandır Gençlerbirliği Kulüp Başkanı Murat Cavcav ile biraraya gelmek için randevu bekleyen bir grup Gençlerbirliği taraftarı emellerine kavuşuyordu. Cuma akşamı gerçekleşen buluşmanın, çok iyi geçmediği sosyal medya paylaşımlarından ip uçları veriyordu.Ama işin bütünü görülmüyordu.Cuma yerini Cumartesi’ne çoktan bırakmıştı bile. Gençlerbirliği-İttifak Holding Konyaspor maçına sayılı saatler kalmıştı. Tam bu saatlerde mail adresime, dün akşam ki buluşmanın , “Cavcav’dan  İtiraflar ” başlığı ile haber taraftarlar tarafından basına servis ediliyordu. Şöyle bir göz gezdirdim. Gerçekten ilginç bir buluşma olmuştu.
BAŞLAMA DÜDÜ ÇOKTAN ÇALIŞMIŞTI
Bu haberi düşünürken, inanın Mustafa Öğretmenoğlu’nun düdüğü ile maçının başladığını farkediyordum. Şöyle bir düşündüm, bir hafta da neler yaşanmıştı. Bu maça nasıl yansıyacaktı. Doğrusunu söylemek gerekir ise Gençlerbirliği adına endişeliydim.Yanılmamıştım…İlk yarı çok kötü bir Gençlerbirliği vardı. Geçen sezon çok büyük bir şans yakalayan Soner Dikmen, çok kötü bir performans sergiliyordu. Bunun yanında yine geçen yıl geç de olsa , kendini bulanan umut veren Halil İbrahim Pehlivan’da çok iyi görüntü vermiyordu. Soner, Halil İbrahim “Kendinize gelin…” diyordum. Bir hayal kırıklığı da Sefa Yılmaz oluyordu…Saha da varlığı yokluğu belli değildi.Bunun yanında Sio, Candeias kendilerinden beklenenin bir hayli uzağındalar. Bu iki oyuncunun performansı hali ile gerçek bir profesyonel olan Boğdan Stancu ‘ya da olumsuz yansıyordu.Tüm olumsuzlukların yanında savunma Halil İbrahim Pehlivan dışında hiç fana görüntü vermedi. Kaptan olarak çıkan Zargo Toure çok çalıştı. Yeni transferden Mattıas Johansson, Diego Angelo ,Pıros Do Motta ilk 45 dakika fena görüntü çizmediler.
YENİ TRANSFER ÜMİT VERDİ
Maçın ikinci yarısında , ilk yarıdaki Gençlerbirliği gitmiş çok daha farklı bir Gençlerbirliği vardı. Mert Nobre’nin hemen devrenin başında Soner ‘in yerine Murat Yıldırım’ı oyuna alması oyunu hareketlendi. Maçın en başarılı oyuncu olan yeni transfer Piris Da Motta, Murat ile birlikte önce orta saha kontrolünü ele geçirdi. Sonra da hücum noktasında ciddi roller üstlendi. Özellikle Paraguaylı Motta , Sio ve Candeias kendine getirmişti.Soldan Candeias, sağdan yeni transfer Mattıas Johansson’la geliştirilen ataklar, rakibe zor anlar yaşattı. Stancu ile çok ciddi bir gol pozisyonu değerlendirilmiş olsaydı, sahadan 3 puanla ayrılmak içten değildi. Maç 0-0 bitti. İkinci yarıdaki futbol fena değil. Özellikle yeni transferden 4 isim umut verici bir performans sergilediler.
BERAT-SONER VE HALİL İBRAHİM’E
Benim kafama takılan Soner ve Halil İbrahim’in performasları. Sizler, Gençlerbirliği’nin Türk futboluna sunduğu yüz akısınız. Kendinize gelin, sorumluğunuzu bilin. Sizin böyle oynama lüksünüz yok.. Bir de Sefa Yılmaz’a bir çift sözüm olacak. O maçtan alınırken, o tafralar, afralar ne ? Maçı bir daha izle…Sonra git özür dilenmesi gerekenlerden özür dile. Ya Berat Ayberk Özdemir’e ne demeli. O nasıl ısınma…Senin kafan nerede ? Soner ve Halil İbrahim’e söylediklerim senin içinde geçerli. Hatta daha fazlası…Gençlerbirliğ’nin sizi Türk futboluna sunmadaki hassasiyetini bakalım başka bir kulüpte olsaydınız görebilir miydiniz ? Kendine gel… Berat senin kafan başka yerde olmasın. Zamanı geldiği zaman gidersin. Hem de en iyi takıma. Sen bu takımda herkesten çok hassas olmak zorundasın. “Vücut dili” diye bir gerçek var…Isınırken de, sahayı terkederken de hep seni izledim. Çok gençsin, önünde uzun yıllar var. Bir ağbin olarak uyarıyorum. Aman dikkat.Özet olarak, sezonun başı..Her takımın olduğu gibi Gençlerbirliği’nde zamana ihtiyacı var. Yönetimine, teknik ekibine, futbolcusuna ve de taraftarına, “Aman dikkat “diyorum

Yoruma Kapalı.