BİR PASAPORT MESELESİ

Son günlerde bir kez daha ısıtılarak önümüze konan bir konu var. Yabancı sınırlaması.

288

Yahu nedir bu adamlarla alıp veremediğiniz. Ülke futbolunun içinde bulunduğu kaosun sorumlusu onlar mı?
Şu anlamsız tavırdan hiçbir zaman kurtulamayacağız sanırım. Ortada bir sorun, bir problem varsa; hesaplaşmaya kendimizden başlayalım başkasından değil.

Günümüz futbol dünyasında pasaportların hiçbir önemi yok. Bu bir iş ve asıl esas noktası verimlilik. Verim veren, para kazandıran, kitleleri hareketlendiren faktörler öncelik sebebi. Kimlik kartları değil.

Yabancı sınırlaması düşürülecekmiş. Düşürülecek de ne olacak. Bu ülkede bir sürü Brezilyalı futbolcuya Türk pasaportu verilip Türk statüsüyle oynatılmadı mı? Ben ne anladım bu işten. Onlar ihraç edilmiş olmuyor mu? Dövizler bu ülkeden çıkmıyor mu?

Artık futbol endüstrisi içinde kimlikler üzerinden tartışma yürüten yapılar, stadyumlarda sıklıkla gördüğümüz ırkçı söylemlerden daha iğreltidir. Çünkü organize ve planlı bir şekilde bu tartışmayı yürütürler. Bireysel ırkçı demeçler, nefret söylemleri toplumsal tutumlar, söylemler içerisinde absorbe edilirken; organize, planlı, örgütsel girişimler evrensel etik anlayışımıza çok büyük zarar verir. Ve biz uzun zamandır bunu yapmaktayız.

Hem bu tartışmayı yürütürken hem de bir diğer yandan U21 Akademi liglerini kaldırmaya hazırlanıyoruz. Geliştirmek, üretmekten ziyade tüketmeye kendini mahkûm kılan bir kamuoyunun kısıtlamaları, yerli – yabancı ayrımını tartışması ne kadar da tutarlı?

11Futbol düzenini bir ekol haline getirmiş tüm ülkeler, U21 kategorisindeki takımlarının tamamını hem yarışmacı hem geliştirmeci liglerinde oynatıyorlar. Ama henüz bir ekol oluşturamamış bizlerin bu kategoriyi, takımları, futbolcuları göz ardı etmemiz, yok saymamız ortaya koyduğumuz tartışmalarla ayrı bir tezatlık oluşturuyor.

İspanya, Almanya, Portekiz ve Hollanda’da 1. Lig ekiplerinin U21 takımları alt liglerde diğer profesyonel takımlarla mücadele ediyorlar. Ayrıca Avusturya, Rusya ve Ukrayna’da da benzer şekilde. İngiltere ve Fransa’da ise yükselmeli ve düşmeli klasman usulü deplasmanlı liglere sahipler. Yani hem yarışmacı hem de gelişmeci bir yapıda genç oyuncular deneyim kazanıyorlar.

Madem hala hazırda profesyonel olmayan U21 takımlarımızı ve mücadele ettikleri liglerini kaldıracağız; o zaman bunları B takımları halinde amatör liglerden başlatarak profesyonel liglerde mücadele edebilecekleri bir statü verirler. Yoksa yabancı kuralını tartışmaya, gurbetçi Türk futbolcularını ithal etmeye, Brezilyalı futbolculara Türk pasaportu verip oynatmaya devam ederiz.

Yoruma Kapalı.