FUTBOL TOPU İLE YATIP SAZI İLE KALKAN

111

ÖZEL HABER / SANATÇI KADİR YILMAZ 

Kadir Yılmaz, önce körpecik bedeniyle Altındağ, Yenimahalle, Anıttepe , 19 Mayıs Dış Sahaları’nın tozunu dumanı yuttu, şimdi de sahnelerin tozunu atıyor. Futbol ve sanat yaşamı, azim ve iradesi ile gönüllerde tahta kuruyor. Asrın oyunu futbolda gerçekleşmeyen hayallerini, müzik dünyasında gerçekleştirmek için gecesini gündüzüne katılıyor. Her geçen takipçileri artıyor, albümleri ilgi ile takip ediliyor. Televizyon programları büyük takipçi kitlesine ulaşıyor.Ankara’da belki de “ilk” olan isim ve sahne adının patentini olan sanatçısı olarak yoluna devam ediyor.
Kadir Yılmaz’ın gerçekleşmeyen futbolculuk hayallerinden Devlet Tiyatroları Spor Kulübü’nde başarılı amatör futbol yaşamına…Bu güzide kulübünün efsane isimleri Ercan Serin ve rahmetli Muharrem Ağırtaş’nın o’nun hayatındaki yerinden müzik yaşamına kadar herşeyi konuştuk. Kadir Yılmaz, futbolda hayallerini gerçekleştirmedi ama müzik dünyasında emin adamlarla yükselişini sürdürüyor. Artık sahneler de “Kadir Yılmaz, olmadan olmaz “sesleri yükseliyor.

İşte başarılı Türk Halk Müziği sanatçısı ile yaptığımız röportajda öne çıkan başlıklar:

“BEŞTEPE’DE FUTBOLCULUK HAYALİME İLK ADIM “

“İlk okul, orta okul yıllarımda başladı futbola ilgim. 1998 yılında Gençlerbirliği seçmelerini kazandım. Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde futbolculuk hayallerimi gerçekleştirmek için büyük heyecan duyuyordum. O zaman Asaf Özkara Gençlerbirliği Altyapı Sorumlusu idi. Hocamızda rahmetli İbrahim Yapıcı idi. Son bir yılda girmediğim seçme kalmamıştı. Daha sonra hocam beni genç takıma aldı. Burada futbolda olması gereken bir şansızlık yaşadım. Aynı mevkiyi paylaştığım arkadaşın torpili ağır basınca, benim yeteneğim gözardı edildi.”

“HAZIRLIK MAÇINDA KEŞFEDİLDİK “

“Bir gün Devlet Tiyatrolarıspor ile yaptığımız hazırlık maçında Ercan Serin, rahmetli Muharrem Ağırtaş hocalarımızın dikkatini çekmişiz. Ercan hocam,” Oğlum sen burada oynatılmıyorsun . Harcanma şeytan bacak. Gel kurum takımımızda oyna. Hem ilerde iş İmkanı da doğar sana.” dedi. Beni o yıl aldılar. Beştepe’de gerçekleşmeyen futbolculuk hayalim için Devlet Tiyatroları maceram başladı. ”

“SENİ YA TOPÇU YA POPÇU YAPACAĞIZ “

“Devlet Tiyatroları benim için çok sıcak bir yuva olmuştu. Ercan Serin ve rahmetli Muharrem Ağırtaş’ın bize ilgileri alakaları,şefkatleri bir idareciden, bir antrenörden daha fazla idi. Üzerime titriyorlardı. Çok güzel bir ortamımız vardı. İyi maçlar çıkarıyordum.Genç Milli takım hocalarımızın bile dikkatini çekiyordum. Fakat fiziksel yetersizlik , bir türlü hayallerimi gerçekleştirmemde en büyük engeldi. Hameş hocam (Şentürk)beni Cem Can ile Ego’ya götürmek istedi .Fakat Muharrem hocam vermedi.O yıl Cem Can, Hameş hoca sayesinde yürüdü gitti.Ercan başkan, ” Kadir’im seni ya topçu ya popçu yapacağız. Zaten sanat kurumuyuz merak etme “dedi. Sağolsun sanat konusunda beni çok destekledi”

“ÇOK ÜSTÜME DÜŞERDİ”

Muharrem hocam, Allah rahmet eylesin çok üstüme düşerdi. O bana , ” Lan şeytan bacak” derdi. Sonra da bir iç geçirip, “Sende ki hız ve teknik harika . Birazda fizik olsa direk milli takımdaydın” derdi hocam…İlk sezonumda 14 haftalık ligde 12 maç gol yemedik .Sol acık oynamama rağmen forvet kadar gol atıyordum .Bu da hocamın çok hoşuna giderdi. Genç takımda oynarken aynı anda amatör takıma da çıkarıyordu Muharrem hocamız bizi.Cumartesi günü genç takım maçına, Pazar da A takım maçına çıkıyorduk. ”

“BİR TARAFTA FUTBOL DİĞER YANDA SANAT”

“Futbolun yanında çok küçük yaşlarda babamla (Mehmet Yılmaz) sanat çalışmalarımı da sürdürüyordu. Babam üstadla birlikte köy köy , ilçe ilçe şehir şehir dolaşıyordu. Tabi ki bu arada düğünler festivaller tv çalışmalarımda alttan altdan devam ettirdim.Futbolla yatıp sazım ile kalkıyordum”

“EĞİTİM SPOR SANAT DOLU BİR MÜCADELE”

Ben 19 Mart 1982 Ankara Kızılcahamam doğumluyum. İlkokul dördüncü sınıfa kadar Akdere Kazım Orbay İlkokulu’nda, beşinci sınıfı Keçiören Nuh Eski Yapan İlkokulu’nda okudum. Ortaokul ve lise eğitimimi Keçiören Rauf Denktaş Lisesi tamamladım. Okul yıllarında okulun bahçesinde arkadaşlarımızla top oynarken, müzikle de iç içeydim. Okul korolarında görev almaya başladım. Babamın saz üstadı olması nedeniyle o’nun yanında ritimci olarak düğünlere katıldım.Bu serüven futboldan önce başladı diyebilirim. 12 yaşından sonra saza gönül vererek içimde yanan sanat ateşini körükledi. Sanat, futbol, eğitim ve yaşam mücadelesi .Çok şükür hepsinden yüzümüzün akıyla çıkmayı başardık.Üniversite eğitimimi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünde tamamladım. Keçiören Belediye Konservatuarı sınavlarını kazanarak TRT Türk Halk Müziği sanatçısı Salih Turhan ‘dan ses, şan ve nota eğitimi aldı. Çeşitli kamu kuruluşlarında seslendirme uzmanı olarak çalıştım. Kültür ve Turizim Bakanlığı sanatçı sınavlarındaki başarısı ile sanatçı kimlik kartı aldım.”

“2008-2009 SEZONUNDA FUTBOLA NOKTAYI KOYDUM.”

” Futbol hayatımı 2008/2009 sezonunda sol çapraz bağının kopması üzerine noktaladım. Ama futboldan hiç kopmadım.Devlet Tiyatroları ile Kamu Futbol Turnuvası’nda bu sevdamızı sürdürdük. İki şampiyonluk yaşadı.2012 yılında ilk albümü “Yüreğimin Suçu Neydi?” ile profesyonel müzik piyasasına giriş yaptım. Sonraki yıllarda “Çok da Tın “ , “ Aşkın da Senin Olsun “ “Hoşgeldin Yar Dünyama” albümlerini çıkardım. Günümüzde on tanesi profesyonel olmak üzere toplam 12 klip çektim. Vatan TV de 2012’de başlayıp beş yıl süren show programı yaptım.. Kaçkar Karadeniz, Sıla TV , Tr 6 , İlke TV de programlar yaptım”

“ANKARA’DA BİR İLK “

Ankara’da belki de “ilk” olan isim ve sahne adının patentini olan sanatçısı olarak yoluna devam ediyor.Kadir Yılmaz, Vatan TV’de  “Kadir Yılmaz Olmadan Olmaz Show”  programı ile ekranlarda hayranları ile birlikte olmaya devam edediyor.

Yoruma Kapalı.