UMUT HER ZAMAN VARDIR

147

MKE Ankaragücü-Galatasaray maçı için Corona testimizi yaptırmış, sonucu beklemeye başlamıştık. Bu zorlu süreçte daha önce girdiğimiz 6 test “negatif” çıkmıştı. Nihayet beklediğimiz haber Sağlık Bakanlığı’nın “e Nabız” sistemine bir kez daha 7. sonucun  “pozitif” olmadığı düşmüştü. Rahat bir nefes alıp, artık zorlu randevu için geri sayım başlamıştı. Maç saatine 2 saat kala telefonum, üst üstte çalmaya başladı. Arayanlar, Beştepe Tesisleri’nde “Ante Kulusıc- Gerson Rodrıgues “arasında bir kavgadan bahsediliyor, olayın doğru olup olmadığını soruyorlardı. Telefonlar susmuyordu. Bu kez de Ankara dışından ve yurt dışından önemli sitelere haber yapanlar , olayın doğruluğunu sorguluyorlardı. Maçın başlamasına bir saat kala olay doğrulanıyor, yaşananlar sonunda Gerson Rodrıgues, kadro dışı bırakıyordu.Haber karşısında doğrusu hiç şaşırmadım. Nedeni sorarsanız, son 20 yılda şahit olduklarımız ve yaşadıklarım bana MKE Ankaragücü’nde yaşanan hiç bir olayın sürpriz sayılmayacağını öğretti. Yine de, “Bu nasıl bir profesyonellik” demekten kendimi alamadım. Takımlarının , “olmak ya da olmamak ” adına verdiği mücadele öncesi Rodrıgues’in yaptığı asla profesyonellikle bağdaşmayan bir davranıştı.Konunun bir diğer  tarafının da Ante Kuslusıc vardı. Yaklaşık 15 yıla yakın ülkemizde futbol oynayan bir ismin olması , doğrusunu isterseniz beni şaşırtmıştı. Kulusıc, Hacettepe, Gençlerbirliği en son da MKE Ankragücü’nde işini en iyi şekilde icra eden bir isimdi. Tabi bu olayın mutlaka perde arkasında çok farklı şeyler devardır. Ama şimdi, ” bunların zamanı değil “diyeceğimiz bir zaman dilimindeyiz. Orta hakem Atilla Karaoğlan’nın düdüğünü çalmasına sayılı dakikalar kalmıştı. Isınma turu tamamlanmış, takımlar soyunma odasının yolunu tutuyordu. Stat spikeri, takım kadrolarını okuyordu. MKE Ankaragücü ‘nün ilk 11’nde bir tek Türk futbolcunun bulunmaması içimi sızlattı. Asırlık Çınar Ankaragücü’nün tarihine bu bir “ilk”ti…Fazla takılmanın da şimdilik anlamı yoktu. Zira hayati bir 90 dakika MKE Ankaragücü’ne gönül veren binleri, on binleri bekliyordu.İbrahim Üzülmez ve öğrencileri, işin farkındaydılar. Maçın kendileri için , “Devam mı , Tamam mı ? ” maçı olduğunun idrakindeydiler. İlk yarı bittiğinde Sarı-Lacivertliler hiç de fena bir futbol ortaya koymamışlardı. Başa baş, dengeli bir ilk 45 dakika olmuştu. Maçın 62.dakikasında Konrad Mıchalak, Galatasaray savunmasının kendisine kaptırdığı topla soldan ceza sahasına girerken, genç oyuncu Emin Bayram’ın müdahalesi ile kendini yerde buldu. Verilen penaltı atışını Oscar Scarıone gole çevirdi ve MKE Ankaragücü maçtan 1-0 galip ayrılıp, puanını 29 yaptı. Süper Lig’de kalma adına son 2 haftaya girilirken umutlar yeniden yeşertmişti. Unutmayalım ki, nefes aldığımız müddetçe “Umut” her zaman vardır. Yeter ki, siz doğru işler yapın. Doğru işler yapıp, kaybetseniz bile kazanırsınız. MKE Ankaragücü’nün en büyük yanlışı kazanırken bile yanlış yapma anlayışıdır. Bunun acısını yıllardır çekiyorlar.MKE Ankaragücü’nde düzeltilmesi gereken çok yanlış var. Ama şimdilik öncelik bu ligde kalmak …Bunu herkes biliyor. Eğer MKE Ankaragücü’nü son 10 yılda kazanırken bile yaptıkları yanlışları görebilseydi, bugün yaşananların hiç biri yaşanmazdı.Bir kez daha altını çiziyorum…Siz doğru işler yapın “Umut ” her zaman vardır.

Yoruma Kapalı.